top of page
Ara
  • Öz&Partners Avukatlık ve Danışmanlık

KİRAYA VEREN İHTİYAÇ SEBEBİYLE KİRACIYI TAHLİYE EDEBİLİR Mİ?


Kiraya veren kendisi, eşi, çocukları ve anne-babası veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için taşınmazına ihtiyaç olması halinde kiracısını tahliye edebilir. Kiraya verenin bu hakkı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 350. Maddesinde dile getirilmiştir.


Maddeye göre;

Kiraya veren, kira sözleşmesini;

1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa,

2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.”

Gereksinim nedeniyle açılacak davalar, dikkatli açılması gereken, davacı ve davalı taraf açısından avukatlarla ilerlenmesi gereken önemli davalar olduğu belirtmekte fayda vardır. Öz Avukatlık- Danışmanlık- Arabuluculuk Hukuk Bürosu olarak dikkatli bir şekilde yol alınması gerektiğini önermekteyiz.


Kiraya Verenin İhtiyacı Samimi ve Gerçek Olduğu Nasıl İspat Edilir?

Hükme bakıldığında kiralanana ihtiyaç duyulması gerekmektedir. Sadece kiraya verenin, kendi ihtiyacı için konut veya işyerine olan gereksinimi aranmamış; kiraya verenin altsoyu yani çocukları veya torunları, üstsoyu yani annesi babası veya büyükannesi büyükbabası; bununla da sınırlı tutulmamakta ve bakmakla yükümlü olduğu yani nafaka yükümlüsü olunan kardeş varsa, bunlar için de bu madde hükmü uygulanır. Özellikle reşit olan çocuk için bu dava açılabilir. Reşit olan çocuğun artık aileyle birlikte oturmasına zorlanması gibi bir durum söz konusu değildir. YHGK 23.10.2015 – 2014/6-224 E. 2015/2354 K.

Yargı kararlarında “gereksinimin samimi ve gerçek olması gerekmektedir” ifadesine yer verilmektedir. Özellikle Altsoyun, üstsoyun ya da bakmakla yükümlü olunan kişilerin ihtiyacı için açılacak olan tahliye davasında “ihtiyacın samimi ve gerçek” olması çok önemlidir. En sıkı denetim bu konuda yapılmaktadır. İhtiyacın ne denli samimi ve gerçek olduğu ayrıntılı bir şekilde delillendirilerek ispatlanması gerekmektedir.


Kira Veren İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası Açılış Süreleri Nedir?

Temel mantık, kiraya verenin kira sözleşmesinin uzamasına engel olabilmesi için bu tahliye nedenleri tanınmıştır. O yüzden de açılacak davaların tamamı “sürenin sonu itibariyle bir ay içerisinde” açılacaktır. Nitekim madde 350’nin ikinci fıkrasına bakıldığında;


MADDE 350- (2) belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarının hepsinde mutlaka sürenin sonundan itibaren açılacak bir aylık dava süresi vardır. Bu süre kaçırılırsa bu süre hak düşürücü bir süre olduğu için hâkim bunu re’sen dikkate alacaktır. O yüzden de sürenin geçmesinden sonra açılacak dava süre nedeniyle reddedilir.

            Tahliye Davası Açılış Süresi Uzatılabilir mi?

MADDE 353- Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

Yani kiraya verenin dava açmadan önce bir yazılı ihtar çekmesi durumu söz konusu ise -en geç dava açma süresi içerisinde yani belirli süreli bir kira sözleşmesi varsa sürenin sonundan itibaren en geç bir ay içerisinde- dava açma süresi bir kira yıla uzamış sayılır. O zaman kiraya veren, uzayan bir yıllık kira sözleşmesi içerisinde herhangi bir zamanda tahliye davası açabilme imkanına sahip olur.

Süreler bu davalarda çok önemlidir. Süreye uyulmadığında karşı vekalet ücreti vermek zorunda kalabilirsiniz.

            İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Edilen Kiralanan Tekrar Kiraya Verilebilir mi?

T.B.K. Yeniden kiralama yasağı

MADDE 355- Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz.

Kiraya veren kiralananı, eski kiracısından başkasına kiraladığında yeni kiracı ile yapılan kira sözleşmesi emredici hükümlere aykırılıktan geçersiz olmaz. Bunun tek yaptırımı üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.

MADDE 355- (3) Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

Yani kiraya veren eski kiracısına, son bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere ona denk tazminat ödemek zorunda kalır.

Tahliye nedenlerinin neler olabileceğini veya sizin nedenlerinizin tahliye için yeterli olup olmayacağını delillerle sunacak olan avukatların da etkili olacağını unutmamak gerekmektedir. Her dava kendi içerisinde hazırlık ve sunum aşamasından oluşan profesyonellik gerektirir. Hatalı kararlar veya hamleler sizi zarara uğratabilir. Öz Avukatlık-Danışmanlık-Arabuluculuk Hukuk Bürosu olarak kiracı veya malikin haklarını en iyi şekilde koruduğumuzu başarı öykümüzle belirtmekte fayda görmekteyiz.

Comments


bottom of page