Ara
  • Öz&Partners Avukatlık ve Danışmanlık

2021/9 Sayılı Genelge Ne Getirdi?



SGK’nın 2021/9 sayılı Genelgesi ile 4857 sayılı İş Kanunu 25/2. Maddesindeki iş akdinin fesih sebeplerin tamamı 29 kod ile belirlenirken, yeni düzende her bent için 9 farklı kod belirlendi.


SGK bu yeni genelgeyi çıkarma amacını ise, birbirinden farklı fesih nedenlerinin tamamının aynı kod (Kod-29) ile belirlenmesinin çalışma hayatında belirsizliklere yol açtığını, bu sebeple SGK genelgesinde yapılan değişiklik ile ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin tamamı için ayrı ayrı kodlar belirlendiği, şeklinde açıklamıştır.


Bu durum her ne kadar iyi bir gelişme olsa da, mağduriyetleri tam anlamıyla gidermeyeceği açıktır. SGK kayıtlarına, işverenin tek taraflı beyanı ile fesih kodunun işlenmesi, işçi için büyük zararlara yol açmaktadır.


Örneğin yeni sisteme göre 46 kod ile çıkartılan işçi, tek bir beyanla yargılama yapılmadan hırsızlık damgası vurulmuş olacaktır. İşçi, dava açıp haklılığını kanıtlanmış olsa bile, yeni iş aradığı dönemlerde bu kod kara bir leke olarak kalacak ve mağduriyetler yaşayacaktır.

Bu sebeple, SGK’nın yeni genelgesi mağduriyetlerin giderilmesi yönünde yeterli değildir. İşverenin tek taraflı beyanıyla iş akdi fesih kodunun belirlenmesi hukuka uygun değildir.


Kodlar Masumiyet Karinesine Aykırı mı?


Masumiyet karinesi, suç kesinleşmediği sürece kimsenin hükümlü sıfatıyla değerlendirilemeyeceğini ifade eden, temel hukuk doktrinidir. Suçsuzluk karinesi, kişinin suçsuz olduğu varsayımı ile hareket edilmesini gerektiren temel bir haktır.


4857 sayılı İş Kanunu 25/2 fıkrasındaki sebeplerle iş akdinin fesih olduğu durumlarda, SGK işverenin tek taraflı beyanını esas almaktadır. Maddenin bentlerine baktığımızda, cinsel taciz, hırsızlık, hakaret gibi Türk Ceza Kanuna göre suç sayılan ve toplum tarafından dışlanmaya sebebiyet verebilecek durumları da içermektedir.

İşçinin, tüm iş hayatı boyunca sistemlerinde kayıtlı olacak bu durumun yargılama olmadan tek taraflı bir beyan ile belirlenmesi masumiyet karinesi aykırıdır.


Örneğin yeni genelgeye göre 44. kod ile çıkarılan işçinin, cinsel tacizde bulunmasından kaynaklı işten çıkartıldığı belirlenmiş olacaktır. Bu kod ile çıkarılan işçi için yargılama yapılmadan sadece işverenin beyanıyla hüküm verilmiş ve SGK kayıtlarına işlenmesi sağlanacaktır. Masumiyet karinesine aykırı olan bu durum, işçinin tüm iş hayatını etkileyerek kara bir leke olarak kalacaktır.


İşçinin, uzun süren yargılamalar sonunda suçsuzluğu kanıtlanmış olsa bile telafisi mümkün olmayan zararları ortaya çıkacaktır.

Zor şartlar altında çalışan işçiler üzerinde bir tehdit oluşturan kod sistemi uygulamasında değişiklikler yapılması elzemdir.



Çözüm Nedir?


İş hayatını etkileyen kod sisteminde kodların değil, uygulamasının değişmesi gerekmektedir. Mağduriyetlerin giderilebilmesi için, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılıkla ilgili fesih sebeplerinde işverenin tek taraflı beyanı esas alınmamalıdır.


Mevcut durumda 2013/11 sayılı SGK Genelgesine göre , “sigortalıların işten ayrılış nedenine yönelik talepleri işverenle birlikte müracaat etmişse değiştirilecek, bunun dışında sigortalı taleplerinde işten ayrılış nedeni ile ilgili herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır” açıklamasına yer verilmiştir. İşçinin SGK’ye tek başına yapacağı başvuru sonuç vermemektedir.


İşçiye, fesih koduyla ilgili itiraz hakkı verilmelidir. Örneğin 30 günlük itiraz hakkı verilmesi ve bu süre içinde işçinin açmış olduğu haksız fesih davası belgelerini SGK’ye ibrazı halinde, işten çıkarılma kodu askıya alınmalıdır. Masumiyet karinesi esas alınarak dava sonuçlanana kadar SGK sistemlerinde bu kod görülmemelidir.


Mevcut kod uygulamasının, işçiler için tehdit olmaktan çıkartılması ve mağduriyetleri azaltmak için sistemin bu şekilde işlemesi elzemdir.